vejetaryen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vejetaryen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Mart 2017 Çarşamba
meksika fasulyeli kinoa pilavı
pinterest sağolsun yaptığım yemeklerden sıkıldıkça yeni tarifler bulup deneyebiliyorum. bunu da ordan buldum. kinoayı hep nohutla yapıyordum, fasulyeyle de çok güzel oldu.
ölçülerin önemi yok. sevilen malzeme istenen ölçüde arttırılabilir.yalnızca kinoa ve su ölçüsüne dikkat etmek gerek.
malzemeler
1 büyük soğan, doğranmış
1 kutu meksika fasulyesi, süzülmüş ve sudan geçirilmiş
1 kutu mısır
1 kase çeri domates/şeker domates, boyutuna göre ikiye ya da dörde bölünmüş
1 bardak kinoa
1.5 bardak su
1 avokado
tuz, kimyon, toz acı biber
limon
zeytinyağı
yapılışı
soğanı zeytinyağında kavur. soğanlar kavrulunca avokado ve limon hariç tüm malzemeyi tencereye boşalt. tuz ve baharat ilave et. çocuklar da yediği için ben acı biber koyamıyorum. ama orijinal tarifte var. kısık ateşte tencerenin kapağı kapalı olarak suyunu çekene ve kinoalar yumuşayana kadar pişir. 20-25 dakikada pişiyor.
yemeğin tamamı hemen tüketilecekse avokadoyu küçük küçük doğrayıp tüm yemeğe karıştırabilirsiniz. ertesi güne kalacaksa yiyeceğiniz miktara avokado karıştırın çünkü avokadolar bekleyince kararıyor.
üzerine limon sıkarak yiyebilirsiniz. afiyet olsun :)
16 Temmuz 2015 Perşembe
sebzeli kuskus
kuskusu en son ilkokula giderken falan yemiştim sanırım. babaannemin yaptığı (domatbastıdan sonra) favori yemeklerindendi. adı hoş şeyler çağrıştırmadığından mı yoksa daha güzel şekilli makarnalar varken ona sıra gelmediğinden mi bilmiyorum yıllardır hiç aklıma gelmedi ve yemedim. ta ki bir gün market rafında kuskus görene kadar.
burdaki kuskuslar türkiye'dekilerden farklı. türkiye'dakiler top şeklinde makarna gibi. burdakiler ise görüntü olarak ince bulgura ya da iri irmiğe benziyor. sade olarak bile tadı çok güzel. bu çeşidin türkiye'de marketlerde satılmadığını tahmin ediyorum ama belki geleneksel yöntemlerle köylerde/evlerde hazırlanıyordur.
burdaki kuskuslar türkiye'dekilerden farklı. türkiye'dakiler top şeklinde makarna gibi. burdakiler ise görüntü olarak ince bulgura ya da iri irmiğe benziyor. sade olarak bile tadı çok güzel. bu çeşidin türkiye'de marketlerde satılmadığını tahmin ediyorum ama belki geleneksel yöntemlerle köylerde/evlerde hazırlanıyordur.
24 Nisan 2015 Cuma
çikolatalı bademli torte/ çikolatalı unsuz kek
birkaç gündür çok şiddetli çikolata krizindeydim. bilip de gözümün önüne getirdiğim hiçbir kek, kurabiye ya da brownie beni yeterince heyecanlandırmayınca yeni arayışlara girdim ve favori başvuru sitemde şu tarifi buldum. benim torte'min üst kısmı (yumurta beyazlarını yeterince çıpmadığımdan mütevellit)olması gerektiği gibi çatlamadı ama tadı mükemmel. son zamanlarda taktığım ve brownie yaparken aradığım "fudgy" dokuyu torte'de buldum. unsuz olduğu için gluten alerjisi olanların da rahatlıkla yiyebileceği bir kek.
1 Nisan 2015 Çarşamba
vejetaryen/vegan hamburger köftesi
vejetaryen hamburger köftesi tarifini ne zamandır bloga koymak istiyordum ama hep kullandığım tarifi kaybettim. birkaç tarifi karıştırarak yeni birşey uydurdum bu da yok olup gitmesin diye korkudan hemen fotoğrafları çekip yükledim. eski tarifim fasulyeliydi bu sefer nohutlu yaptım.
26 Mart 2015 Perşembe
enginar salatası
enginar salatası bizim favori salatamız. marulu oldum olası sevemedim(daha doğrusu gereksiz ve özelliksiz buluyorum), lahana için çok uğraştım ama alışamadım. roka, semizotu gibi otlar fazla sade(yavan dememek için çabalıyorum) geliyor. daha çok sebzeli salatalar yapıyorum çünkü salata benim için 'ana yemeğin yanındaki yeşillik'ten daha önemli bir şey. tek başına öğün olabilecek zenginlikte-ve tabi ki karnımı doyurabilen- salataları seviyorum.
18 Mart 2015 Çarşamba
kinoalı biber dolması
aslında bu yaptığım yemeğin adı kinoalı biber dolmasından çok biber yatağında kinoa pilavı bence. buradaki dolmalık biberler alıştıklarımızdan çok çok büyük ve kalın olduğu ayrıca doldur doldur bitmediği için biberleri doldurmak yerine ikiye kesip karnıyarık gibi pişirdim. bu şekilde pişirince biber ve doldurulan iç lezzeti dengeleniyor. insan yalnızca pilav yiyormuş hissinden kurtuluyor.
11 Temmuz 2014 Cuma
kuşkonmazlı bezelye
kuşkonmaz türk mutfağında pek yeri olmayan bir sebze. ben de burada tanıdım. ilk denemelerimde sevmedim, yiyemedim çünkü internette bulduğum tarifler genelde kuşkonmazın suda haşlanması ya da üzerinde biraz zeytinyağı gezdirip fırında pişirilmesi gibi şeylerdi ve lezzet açısından pek iç açıcı değildi.
27 Mayıs 2014 Salı
soya kıymalı bezelye
kızım doğduğundan beri doğru dürüst yemek yapamıyordum. gece gündüz kahvaltı yapmaktan -ayrıca dışardan alınmış falafel ve burrito yemekten- epey sıkılmıştım. şimdi biraz izin veriyor, kendi kendine durma süresi uzadı. ben de yemek yapabilmeye başladım. soya kıymalı bezelye, soya kıymasını keşfettiğim zaman yaptığım ilk yemekti(ki bu da 12-13 yıl öncesine tekabül ediyor). yıllardır da favori yemeğim. vejetaryen/vegan tarif arayanlar için güzel bir seçenek.
20 Mart 2014 Perşembe
20 Şubat 2014 Perşembe
arpalı nohut salatası
yemeklerimin çoğu uyduruk. çoğunun belli bir adı, sabit malzemeleri bile yok. genelde önce bir malzemeye bağlanıyorum, sonra o malzemeyi farklı yemek ve salatalarda deniyorum. arada iyi bir şey çıkınca "ben bundan gene yapayım" diyorum ama çoğunlukla unutuyorum. buraya yazmak iyi olacak, arada bakar yaparım.
1 Mayıs 2013 Çarşamba
neden/nasıl vejetaryen oldum?
hayatımın vejetaryen olarak geçirdiğim süresi boyunca vejetaryen olduğumu yeni öğrenen insanlar tarafından bana en sık yöneltilen soru "neden?" sorusu. bunun pek çok mantıklı ya da duygusal nedeni var ve bunlardan herhangi birini cevap olarak söylediğimde genelde sorunun sahibini tatmin etmiyor ve "neden" sorusunu başka sorular takip ediyor. hiç mi et yemiyorsun? balık da mı yemiyorsun? peki protein ihtiyacını nereden karşılıyorsun?(!)
uzun bir süredir vejetaryenim. belki benim için büyük ve zor bir karar olmadığından, net tarihi hatırlamıyorum. tamam artık vejetaryenim diye ismini koymadan önce de et yemeyi seven bir insan değildim. sosyal et yiyiciydim diyebilirim. okuyup araştırıp aydınlanıp bir tercih yapmadım. vejetaryen olduğumda insanların et ihtiyacını karşılayabilmek için durmadan üretilen hayvanların küresel ısınmaya etkisinden, karbon gazlarından, hayvanların güneş görmeden, toprağa basmadan fabrikalarda doğup öldüğünden, insanların taleplerini karşılayabilmek için doğal süreçleri dışında insan müdahalesiyle çiftleştirildiklerinden, durmadan doğurtuldukları için ömürlerinin kısaldığından, insanlar yesin diye üretilen hayvanların yem ihtiyacını karşılamak için ekilen tarım alanları; insanların yiyebileceği meyve sebze ve tahıl ekip biçmek için kullanılsa dünyada açlık kalmayacağından haberim yoktu.
her türk çocuğu gibi benim de sevip beslediğim, isim taktığım kuzu bayramda kesildi. ancak tek sebep bu değil. böyle bir travma yaşamamış olsaydım da vejetaryen olurdum. çocukluğumdan beri bahçemizde hep kedilerimiz vardı. biraz büyümeye başlayınca evde beslediğim canlılar tavşan, balık, muhabbet kuşu, kaplumbağa, kedi, köpek şeklinde çeşitlenmeye başladı. tabi o zamanlar henüz çocuk olduğum ve ailemle birlikte yaşadığım için hayvanlarla arkadaşlık serüvenim(özellikle sokaktan bulduğum pireli kediler ve halının ortasına kaka yapan köpeklerin) çoğunlukla evden gönderilmeleriyle sonuçlandı. biraz daha büyüyünce ben sokakta gördüğüm her aç yavru kediyi eve getirmemeyi öğrendim, annem ve babam da apartmanda da olsa kediyle yaşanabileceğini. böylece yıllarca birlikte yaşadığımız kedilerimiz oldu. büyüyüp kendi evime çıkınca da yine kedi edindim. 11 ve 10 yaşındaki kedilerimle doğduklarından beri birlikte yaşıyoruz.
bana kalırsa insan başka türde bir canlıyla yaşayınca kendini üstün tür olarak görmeyi bırakıp onların yaşam hakkına saygı duymayı öğreniyor. kedi ya da kuzu farketmiyor. bir canlıyı yemek(ya da giymek) için öldürmek fikri bana çok uzak geliyor.
başka canlıları yemeden de yaşayabileceğim için, hayvanları yaşarken sevdiğim için, kendim de duygusal bir hayvan olduğum için, et yemenin sağlığımız için gerekli olduğunu kanıtlayacak bilimsel bir veri olmadığı için, beslenme uzmanlarının ya da doktorların araştırıp inceleyerek değil, ağız alışkanlığıyla ve öyle olduğuna "inandıkları" için et yememiz gerektiğini söylediklerini bildiğim için, toplumsal olarak büyük bir etki yaratamasam da birey olarak üzerime düşeni yapmak için, biraz daha iyi bir insan olmak için vejetaryenim.
et yememenin dışında kürk ya da deri giymiyor ayrıca hayvanlar üzerinde deneyler yaptığını bildiğim firmaların kozmetik ürünlerini de almıyorum.
her türk çocuğu gibi benim de sevip beslediğim, isim taktığım kuzu bayramda kesildi. ancak tek sebep bu değil. böyle bir travma yaşamamış olsaydım da vejetaryen olurdum. çocukluğumdan beri bahçemizde hep kedilerimiz vardı. biraz büyümeye başlayınca evde beslediğim canlılar tavşan, balık, muhabbet kuşu, kaplumbağa, kedi, köpek şeklinde çeşitlenmeye başladı. tabi o zamanlar henüz çocuk olduğum ve ailemle birlikte yaşadığım için hayvanlarla arkadaşlık serüvenim(özellikle sokaktan bulduğum pireli kediler ve halının ortasına kaka yapan köpeklerin) çoğunlukla evden gönderilmeleriyle sonuçlandı. biraz daha büyüyünce ben sokakta gördüğüm her aç yavru kediyi eve getirmemeyi öğrendim, annem ve babam da apartmanda da olsa kediyle yaşanabileceğini. böylece yıllarca birlikte yaşadığımız kedilerimiz oldu. büyüyüp kendi evime çıkınca da yine kedi edindim. 11 ve 10 yaşındaki kedilerimle doğduklarından beri birlikte yaşıyoruz.
bana kalırsa insan başka türde bir canlıyla yaşayınca kendini üstün tür olarak görmeyi bırakıp onların yaşam hakkına saygı duymayı öğreniyor. kedi ya da kuzu farketmiyor. bir canlıyı yemek(ya da giymek) için öldürmek fikri bana çok uzak geliyor.
başka canlıları yemeden de yaşayabileceğim için, hayvanları yaşarken sevdiğim için, kendim de duygusal bir hayvan olduğum için, et yemenin sağlığımız için gerekli olduğunu kanıtlayacak bilimsel bir veri olmadığı için, beslenme uzmanlarının ya da doktorların araştırıp inceleyerek değil, ağız alışkanlığıyla ve öyle olduğuna "inandıkları" için et yememiz gerektiğini söylediklerini bildiğim için, toplumsal olarak büyük bir etki yaratamasam da birey olarak üzerime düşeni yapmak için, biraz daha iyi bir insan olmak için vejetaryenim.
et yememenin dışında kürk ya da deri giymiyor ayrıca hayvanlar üzerinde deneyler yaptığını bildiğim firmaların kozmetik ürünlerini de almıyorum.
29 Nisan 2013 Pazartesi
thy lakto-ovo vejetaryen yemek menüsü
yolculuklarda vejetaryen yemek seçiyorum. ne thy'nin internet sitesinde ne de internette herhangi bir sitede thy'nin yemek menüleri yer almıyor. tür olarak seçebiliyoruz ancak karşımıza ne çıkacağını bilmiyoruz. merak edenler için paylaşmak istedim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


