oğlum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oğlum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2016 Cuma

milo 11 aylık, türkiye'ye dönüşümüz 5 aylık :)



günlerdir hatta haftalardır fırsat buldukça parça parça yazmaya çalıştığım blog postu blogger'ın yamuk yapması sonucu güme gitti. taslaklarda yayınlanmayı beklerken birden yok oldu. aklımda kaldığı kadarıyla son 3 ayı özetlemeye çalışacağım.

dublin'deki yalnız ve iki küçük çocuğa yetişmeye çalışan perişan halimden sonra annemin evine sığınınca her şey kolay olur, hem yazmaya hem de gezmeye çokça fırsat bulurum sanıyordum ama değişen pek bir şey olmadı; henüz hayal ettiğim huzura ve rahatlığa eremedim. ekmek elden su gölden, ne ev temizliği ne yemek yapma derdi olmadan rahat rahat yaşıyoruz -hatta bu rahat o kadar iyi geldi ki burak'la "acaba çocuklar kreşe/okula gidene kadar annemlerde mi kalsak?" diye hain planlar yapıyoruz- ama yine de yetmiyor. yetişemiyorum.

11 Kasım 2015 Çarşamba

milo 5 aylık

 milo hızla büyümeye devam ediyor. artık daha bilinçli bakıyor. etrafında renkli, ilgisini çeken bir oyuncak olduğunda elini uzatıyor. ablasından kalma koltukta otururken önündeki oyuncaklarıyla oynuyor. güneş de bazen yardım ediyor, nasıl oynaması gerektiğini gösteriyor :)
bak burdan tutacaksın :)

aferiiin :)
aylar geçip büyüdükçe ben de çocukların arasındaki farkları daha iyi görüyorum. güneş için önemli olan şeyler kucağımda olmak ve memeydi. uyku ya da oyun oynamanın bir önemi yoktu. ağladığında yalnızca meme susturabiliyordu. milo ise uykusu olduğunda gözü hiçbir şeyi görmüyor. uykusu varsa emmiyor. dolayısıyla emzirerek uyutma kolaylığı oğlumda çalışmıyor. tabi ki bunun iyi yanları da var. uyuması emmeye bağlı değil. böyle giderse ilerki aylarda işim daha kolay olacak. 

      işte, böyle böyle vuracaksın :)
güneş gibi sürekli emmediği için bir ara yeterli beslenemiyor, hatta emmeyi pek sevmiyor acaba bırakacak mı diye korkulara kapılmıştım. çünkü oğlum büyüdükçe emme aralarını açtı. emme süresi de 5 dakika ancak sürüyor. endişelerimi gidermek için(süt üretimim fazla olduğu için biraz da mecburiyetten) bir ara süt sağmaya ciddi zaman ayırıyordum. sütü biberonda görünce, bebeğin de hepsini içtiğini görünce insan rahatlıyor. ayrıca güneş günün yarısını memede geçirip bir yandan da sürekli kaka yapıyordu. milo ise az emiyor az kaka yapıyor. hatta günlerce kaka yapmadığı oluyor. önceleri bunun için de endişelendim fakat bunun da bir sorun olmadığını araştırmalarım sonucu anladım :) sadece anne sütü alan bebeklerin günlerce hatta haftalarca kaka yapmaması bile normalmiş. anne sütü tamamen sindirilebildiğinden geriye az miktarda atık kalıyormuş. zaten sık sık tartıyorum bu yönde bir endişem kalmadı. hiç beklemiyordum ama güneş'in 5 ayındaki haliyle neredeyse aynı kiloda.
biz bir şeyler yerken çok dikkatli inceliyor. ağzımıza düşecek gibi gözleri dalıyor. bir yandan beslemek istiyorum bir yandan da 6 hatta 7 ay dolmadan yabancı cisimlere gerek yok diye düşünüyorum :) güneş'te de yaptığım gibi, isteksizse ısrar etmeyeceğim. zaten bebek yalnızca anne sütüyle besleniyorsa ek gıdaya geçme konusunda aceleye gerek yok. güneş'te sistemli olarak, günde 2 öğün sebze ve meyve püresi şeklinde 7-8. ayda ek gıdaya geçmiştim. önceleri 1 kaşık, 2 kaşık tatma şeklinde geçmişti. ek gıdaya geç geçmenin olumsuz bir yanını görmedim. güneş şimdi çok güzel yiyor. gene aynı yolu izleyeceğim. 
uykuları da fena değil. bu ara diş çıkarma sıkıntısı olduğu için gündüzleri fazla mızıklıyor, pek uyumuyor ama gece uykuları genelde ağır. çoğunlukla yarı uyur vaziyette emzirip tekrar yatırıyorum. 

oğlum 5 aylıkken 7540 gram, 69cm

24 Ekim 2015 Cumartesi

milo 4 aylık


oğlum 4 ayını doldurdu. artık etrafa ilgisi oldukça arttı. tv açıksa izliyor, biri konuştuğunda dönüp bakıyor. ağladığında yanına gidip konuşmam bile sakinleştiriyor. en sevdiğim özelliği ise o kadar güleryüzlü ki yüzüne bakar bakmaz gülüyor.

artık ablasının sıkıştırmalarına bile alıştı. güneş ne yaparsa yapsın ağlamıyor, çocuk resmen sabrediyor. güneş'in hergün kardeşinin ellerini, ayaklarını öpme, sarılma seansı var. yatakta kardeşini görünce hemen yanına uzanıyor. sarılıyor, öpüyor hatta emziriyor! sesini incelterek kendince konuşuyor. demek bu bebeklerle sesi incelterek, kafayı aşağı yukarı hareket ettirerek yapılan konuşma kadınlarda içgüdüsel olarak var :D

milo artık yüzüstü yatmaktan hoşlanıyor. ilk aylarda pek yatıramadım, ağlıyordu. ama şimdi fırsat buldukça yatırıyorum hem başını kaldırıp etrafa bakındığı için boyun kasları gelişiyor hem de gazı çok kolay çıkıyor.
 en önemli gündemimiz dişler. dişleri yüzünden çok acı çekiyor bütün gün elleri ağzında. istemeden de olsa bazen şurup veriyorum. işe yaradığını da düşünmüyorum aslında ama insan çareesizlikten ne yapacağını şaşırıyor.

uyku düzeni oluştu sayılır. en azından uyanma saatlerini biliyoruz. gece 1 ve sabaha karşı 5-6 saatleri netleşti. aşağı yukarı 1 yaşına kadar böyle gideceğini bilsem de insan tüm gece uyuması için umutlanmadan edemiyor. sabaha karşı uyanmasını bıraksa, 2'den 7'ye kadar aralıksız uyusa bana yeter :) gündüz uykuları düzensiz. daha doğrusu bir düzeni varsa da ben farkında değilim. 2 çocuk olunca kimi ne zaman emzirdim, hangisinin bezini ne zaman değiştirdim gibi şeyleri hatırlayamıyorum. ağladıkça emzirdiğim gibi, bulduğum her fırsatta uyutmaya çalışıyorum.

hala arada sırada biberonla süt veriyorum. hem memeyi bırakmasın hem de biberon alışkanlığı gelişsin istiyorum ama zaman zaman bu ikili durum beni korkutuyor. çünkü birçok yerde biberona alışan bebeklerin, memeyi emmek daha zor olduğu için emmeyi bıraktığını okudum. şimdilik bir sorun yok. birkaç kez emmeyi reddettiği oldu ama biberondan çok dişler yüzündendi sanırım.

bıngıldak konusunda endişemiz olduğundan bu ay da kontrole götürdük. boyutu çok küçük de olsa bıngıldak kapanmamış ve röntgen sonuçlarına göre hiçbir problem yok. bir daha röntgen çektirmeyi düşünmüyoruz. sadece baş çevresini ölçüp büyümeyi takip edeceğiz.

oğlum bu ay 7160gram, 63 cm

28 Eylül 2015 Pazartesi

milo 3 aylık & iki çocuklu hayat

tatilden döneli 2 hafta oldu. doğumda ve sonrasında annem burada olduğu ve oğlum 2 aylık bile olmadan türkiye'ye gittiğimiz için kalabalıkta artık iki çocuklu bir kadın olduğumu pek anlamamıştım.

annem buradayken güneş'le tüm gün ilgileniyordu. yemeği, uykusu ya da oyunu gibi şeyleri hiç dert etmiyordum. izmir' deyken ise geceleri çocukların ikisi de uyanıp uykusuz kaldığım için sabah güneş uyanır uyanmaz o sırada evde kim varsa annem, babam hatta 12 yaşındaki yeğenim :) birine emanet edip uykuma devam ediyordum. eve dönünce işler değişti. zor olacağını tahmin ediyordum fakat uyumaya hiç fırsat bulamayacağımı düşünmemiştim.

29 Temmuz 2015 Çarşamba

6 hafta kontrolü


milo'nun bıngıldağı biraz küçük olduğu için 6. hafta kontrolünde aile hekimi yerine 2. hafta kontrolünde yaptığımız gibi yine çocuk doktoruna gittik. başı 37.3'ten 38.1'e çıkmış. başı büyüdüğüne göre sorun yok, sadece takip etmek gerek dediler. benim kaygılarım henüz geçmedi. aklıma geldikçe bıngıldağı yerinde mi değil mi diye bakıyorum. arada anneme, burak'a da elletip fikirlerini soruyorum.

11 Temmuz 2015 Cumartesi

milo barış 1 aylık

milo 1 aylık oldu. herkesin söylediği gibi ikinci bebeklerin daha sakin olmasından mı, artık deneyimli olduğum için mi yoksa yemek ve ev işi olaylarını annem üstlendiği için mi bilmiyorum bu kez hiçbir şey o kadar zor gelmedi. oğlum ablası kadar çok ağlamıyor. sürekli kucakta tutup zıplatmak zorunda kalmıyoruz. güneş'e aldığımız ama işe yaramayan ana kucağı, salıncak gibi şeyleri tam kapasite kullanıyoruz. hatta güneş bile kullanıyor :)

22 Haziran 2015 Pazartesi

oğlumun doğumu

oğlum milo barış 8 haziran pazartesi günü doğdu. kızımda olduğu gibi oğlum da doğumda hiçbir olumsuzluk yaşamadan, sağlıklı bir şekilde dünyaya geldi.

birçok kadın gibi benim de hamilelik süreçlerim hamilelik ve doğumla ilgili bilgileri araştırmakla ve başka kadınların hamilelik ve doğum deneyimlerini okumakla geçti. her kadının deneyimi, hatta her kadının her bir doğumundaki deneyimi o kadar birbirinden farklı ki insan daha önce doğum yapmış olsa da kendini asla hazır ya da hazırlıklı hissedemiyor. kızımda -belki günü de geçtiği için- her gün hadi bugün doğum olsun artık dediğim halde oğlumda son günleri bu kez deneyimli olmama rağmen hep birşeyler eksik kalmış duygusu içinde, bugün de doğum olmasın diye geçirdim.